Günün sonunda herkesin beklentilerini karşıladığını hissediyorsun, ancak kendini unuttuğun için tükenmiş bir halde oluyorsun. Bu, aniden ortaya çıkan bir sorun değil, günlük küçük fedakarlıkların bir sonucudur.
Ne kadar cömert veya verimli olduğunu düşünsen de, her seferinde bir başkasını önceliklendirdiğinde kendi hayatını ihmal ediyorsun. Her zaman başkaları için hazır bulunmak enerjini tüketir ve keyif alacak bir alan bırakmaz. İşte kendini terk ettiğinin en yaygın belirtileri; bu işaretler, sıranın en arkasında olduğunu ve yeniden önceliğin olman gerektiğini anlamana yardımcı olacaktır.
1. Temel ihtiyaçlarını ertelemek
Açlıktan artık dayanamaz hale geldiğinde yemek yediğini veya dinlenmeyi her şey bittikten sonra yapmayı tercih ettiğini fark ediyorsun. Eğer uyku saatlerin veya dinlenme anların her zaman başkalarının aciliyetlerine bağlıysa, kendine yeterince önem vermediğinin mesajını veriyorsun.
2. Hayır demekte suçluluk hissetmek
İstemediğin bir planı reddetmek veya belirli bir konuda yardımcı olamayacağını söylemek sana büyük bir kaygı veriyor. Bir şeye hayır dediğinde ve sınır koymakta zorlandığında, kendini ahlaki bir yükümlülüğü yerine getiremiyormuş gibi hissediyorsun. Bu nedenle, pişmanlığı hafifletmek için sonunda kabul ediyorsun.
3. Var olmaktan dolayı özür dilemek
Vardiya değişikliği istemek, bir alan kaplamak, yardım istemek veya farklı bir görüş ifade etmek için özür diliyorsun. Normal ihtiyaçlarının, diğer insanlara rahatsızlık veren bir kesinti olduğunu düşünüyorsun.
4. Her zaman başkalarının planına uyum sağlamak
Beğenilerini, saatlerini, isteklerini veya aktivitelerini başkalarının takvimine mükemmel bir şekilde uyduracak şekilde değiştiriyorsun. Herhangi bir sürtüşmeden veya çatışmadan kaçınıyorsun, bu da gerçekten yapmak istediğin şeylerden vazgeçmek anlamına gelse bile.
5. Ne istediğini bilmiyorsun
Boş bir anında ne yapacağını seçmekte zorlanıyorsun. Bu genellikle zihninin grubun neye ihtiyacı olduğuna göre değerlendirme yapacak şekilde programlanmasından kaynaklanıyor. Bu nedenle, kendi isteklerinle bağlantını kaybettin ve yeniden kendini bulman gerekiyor.
6. Başkalarının ruh haline bağlı yaşamak
Bir radar gibi davranarak, birinin üzgün veya ciddi olup olmadığını algılıyorsun. Garip bir atmosfer veya gerginlik hissettiğinde, patlamadan önce durumu düzeltmeye çalışıyorsun ve bu senin sorumluluğun değil.
7. Kendi zamanından mahrum kalmak
Gün sona erdiğinde, yalnızca sana ait bir şey için beş dakika bile ayırmadığını fark ediyorsun. Ajandan başkaları için dolu, ancak kendini toparlamak için boş.
Tamamen erişilebilir olmanın tuzağı
Bu durumu değiştirmekteki en büyük engel, çevrenin genellikle tamamen kendini adamanı ödüllendirmesidir; sana vazgeçilmez olduğunu veya her zaman ihtiyaç duyulduğunda hazır olduğunuzu söyler. Bu tanıma, yorgunluğunu ve isteklerini unutmana yardımcı olur.
Ancak kimse sonsuz bir erişilebilirliği sürdüremez. Kendine biraz daha fazla özen göstermek seni bencil yapmaz. Aksine, reddedilme korkusuyla hareket etmeyi bıraktığında, ilişkiler daha dürüst ve senin için daha az yorucu hale gelir.
Öz bakımını önceliklendir
Başkalarına nazik olmak veya onlara açık olmak sorun değil. Problem, bu teslimiyetin tek ilişki kurma şeklin olduğunda ortaya çıkar. Kendine dikkat etmek için, her gün isteklerine ve açlık sinyallerine, uykuna ve kişisel alanına saygı göstererek tutarlı kararlar almaya çalış.
Birisi senden bir şey istediğinde veya bir plan önerdiğinde, hemen cevap verme. Bir dakika ayır ve bunu yapıp yapamayacağını veya bunu isteyip istemediğini kendine sor. Cevap “hayır” ise, daha fazla açıklama yapmadan bunu yapmayacağını söyle. Zamanla sürdürülen bu küçük karar, sana biraz nefes aldıracak ve kendini önceliklendirmene yardımcı olacaktır.
Yorumlar
(3 Yorum)