Herhangi bir seçimle karşılaştığında aklın bir labirente dönüşüyor mu? Kararlarını aşırı düşünmek, her seçeneği döndürmek ve neyin yanlış gidebileceğine dair varsayımsal senaryolar yaratmak demektir. Belki bu sürecin ihtiyatlı veya akıllı olmanın bir parçası olduğunu düşünüyorsun, ancak gerçek şu ki, aşırı düşünmek genellikle seni dondurur.
Aşırı düşündüğünde, hayatın nadiren sunduğu bir kesinlik arayan tekrarlayan bir döngüye girersin. Seçeneklerini analiz etmekte geçirdiğin her an, harekete geçme yeteneğini azaltır ve seni duraksatan bir kaygıyı besler.
Mükemmellik Arayışının Tuzakları
Bu sorunun kökeni genellikle geri dönüşü olmayan bir hata yapma korkusudur. Psikolog Barry Schwartz, bu tür insanlara "maksimize edenler" adını verir. Yani, en iyi kararı vermek için tüm alternatifleri değerlendirmesi gereken kişilerdir. Mantıklı bir strateji gibi görünse de, fazla seçenek genellikle tatminsizlik ve zihinsel yorgunluk yaratır.
Bu inerciliği kırmak için, aşırı düşünmenin kararlarının kalitesini artırmadığını anlamalısın; aslında seni diğerleri arasında gizli bir "mükemmel" seçeneğin var olduğuna inandırır. Ancak, gerçekten ihtiyacın olan şey, ilerlemene olanak tanıyan işlevsel bir çözümdür. İşte bunu bulman için bazı ipuçları.
1. Mükemmelliği Unut
Ruminasyonu durdurmak için, nihai hedefini değiştirmek faydalı olabilir. Mükemmellik peşinde koşmak yerine, "yeterli" olma zihniyetini benimse. Schwartz'a göre, bu kişiler, diğer seçeneklerin var olup olmadığını umursamadan, "yeterince iyi" bir şey hedeflerler. Bu, belirlediğin minimum gereklilikleri karşılayan ilk seçeneği kabul etmekle ilgilidir.
Bu kriteri uygulamak için, seçeneklere bakmadan önce kararının hangi koşulları sağlaması gerektiğini yaz. Üçten fazla kaynağa danışmaktan veya çok fazla kişiden görüş istemekten kaçın. Bir alternatif bu noktaları karşıladığında, geriye kalanları göz önünde bulundurmadan onu seç.
Tüm seçimlerin bir kayıp içerdiğini kabul etmelisin, ancak ilerlemek her zaman duraksamaktan daha değerlidir.
2. Analiz Süresine Sınır Koy
Düşüncelerine bir sınır koymazsan, aklın sonuçsuz bir şekilde dönmeye devam eder. Alınacak karar küçükse (örneğin bir restoranda bir yemek seçmek gibi), karar vermek için kendine 2 dakikadan fazla süre tanıma. Önemli konular için, 30 dakikalık bir zaman sınırı belirle ve elindeki verilerle bir karar al.
Uykunu kaçıran bir ruminasyon durumunda, düşüncelerini bir kağıda yaz ki aklında yer kaplamasın ve ertesi güne kadar beklesin.
3. Endişe Zamanı Tekniğini Kullan
Bir şeyi düşünmeyi bırakmaya çalışmak genellikle ters etki yapar. Endişe zamanı tekniği, analizi kısa ve belirli bir zamana ertelemekle ilgilidir.
Öncelikle, akşamın sonunda aşırı düşünmek için özel olarak ayıracağın 15 dakikalık bir blok ayırmalısın. Böylece, düşünce döngüsü sabah onda belirdiğinde, kendine "Şu an değil; bunu altıda analiz edeceğim" de. Zaman geldiğinde, korkularını kağıda dökmek için kalem ve kağıt kullan; bu genellikle obsesif düşünceleri beslemeyi durdurur. 15 dakikanın sonunda kalk ve dikkatini değiştirmek için başka bir aktivite yap.
Bazen aşırı düşünmek, plan yapmana veya daha önce sahip olmadığın bir bakış açısı sunmasına yardımcı olabilir. Ancak, düşüncelerinin uykunu kaçırdığını veya günlük sorumluluklarını yerine getirmeni engellediğini fark edersen, bunu normalleştirmemelisin.
Eğer bu durum sürekli hale gelirse ve bu araçlarla yönetemeyeceğin bir rahatsızlık yaratıyorsa, profesyonel destek aramayı düşün. Bazen aşırı düşünmek, kontrol ve belirsizlik ile olan ilişkinin iyileştirilmesi için terapötik bir yaklaşım gerektirir.
Yorumlar
(5 Yorum)